2016 Değerlendirmesi ve 2017’den Beklentilerim

1

İyisiyle, kötüsüyle bir yılı daha geride bıraktık. 2016’nın nihayet sonuna geldik. Geçen bir yıl boyunca yüzlerce kez üzüldük bir o kadar da güldük. Bu yazımda kendim adına 2016 yılının nasıl geçtiğinden bahsedeceğim.

2015 yılının sonu, 2016’nın ilk günleri gibi, yeni seneden neler beklediğimi düşünüp, kafamda bir program hazırlamıştım. Fakat o zaman bu beklentilerimi not etme ya da blog yazısı olarak paylaşma girişiminde bulunmadım. Zaten Blogdede, o zamanlar ilk günlerini yaşıyordu ve ilk açılma amacı kişisel blog olarak kullanmak değildi. Daha çok bir ekip kurarak, sosyal bir içerik platformu oluşturmaktı. Ancak zamanla ekipteki insanların ilgisi azaldı ve kullanım amacından saptı. Dolayısıyla bu düşüncelerimi o zamanlar blog yazısı olarak yazmam da biraz zordu.

Bu yazıya başlarken tesadüfen o zamanlar kafamda hazırladığım program aklıma geldi, aldığım birkaç kararı ve gerçekleşmesini beklediğim bazı şeyleri hatırladım. Peki kararlarıma uyabildim mi? Ya da gerçekleşmesini beklediğim şeyler gerçekleşti mi, gerçekleşmesi için yeterli çabayı gösterdim mi? Bu soruların hepsine olumlu cevap veremem, ama genel olarak koca bir yılın güzel geçtiğini söyleyebilirim.

2016 yılı, diğer yıllara oranla benim için en verimli geçen yıl oldu. Kendimi en çok geliştirdiğim, hayatımla ilgili radikal kararlar aldığım, yanlış olandan çok doğru olanı seçtiğim bir yıl oldu. Bu olumlu geçen konulara başlıklar halinde kısaca değinmek istiyorum.

Bilgisayar ve İnternet

Bu konuda, özellikle son zamanlarını olmak üzere 2016 yılını genel olarak başarılı geçirdiğimi düşünüyorum. Önceki yıllara oranla daha fazla proje gerçekleştirdim, daha çok site yaptım ve bu projelerim en başarılı olanlar oldu. Bunların en başında tabi ki Blogdede geliyor. Bazı dönemlerde boşlasam, ilgilenemesem de Blogdede 1.yılını hem maddi hem de manevi getirilerle tamamladı.

Maddi olarak, yıl içinde hem webmaster forumları, hem bionluk’tan sipariş edilen tanıtım yazıları, yılın son zamanlarında kabul edilen ve kazanç getirmeye başlayan Adsense üyeliği ve blogumla alakalı durumlardan ötürü sahip olduğum promosyon ürünleri sayılabilir. Blogdede’den önce de blog yazarlığı yapmış olsam da bu projemde yazarlık yeteneğimi arşa çıkardığımı düşünüyorum. Geliştirdiğim bu yeteneğim sayesinde internet üzerinden aldığım makale siparişleri de azımsanmayacak bir miktar para kazandırdı. Bu da maddi getiriler arasında sayılabilir.

Manevi olarak getirilerine gelecek olursam; hatırı sayılır miktarda blog arkadaşı kazandım. Blogdede’yi sosyal içerik platformu olarak ilerletmeye çalışırken ekip çalışması konusunda kendimi geliştirdim. Her ne kadar bu alanda elle tutulur bir başarı sağlayamayıp, kişisel bloga dönüşse de bu gelişmeyi kendime sağladığım bir kazanç olarak görüyorum. Duygusal olarak kötü hissettiğim dönemlerde, kafamı dağıtmak için blog yazdım ya da Blogdede’nin gelişimiyle ilgili işlere odaklandım. Bu beni daha iyi hissettirdi. Bunların dışında inanıyorum ki; bu projem, benim bile fark edemediğim pek çok alanda gelişmemi sağladı.

Blogu anlattığım satırları çok uzattığımı fark ettim, o yüzden son olarak yazılım konusunu özet geçerek bu başlığı kapatıyorum. Yazılım konusunda da, henüz sıfırdan profesyonel, işlevsel bir tema yapacak kadar ya da bir script yazabilecek düzeyde kendimi geliştiremesem de, basit temalar oluşturacak, tema editleme konusunu ustalıkla yapabilecek, hazır kodlar arasında kaybolmadan gezinebilecek kadar kendimi geliştirdim.

Günlük Yaşantı

2016 yılı özellikle günlük yaşantıma olumlu etkiler bırakarak bitiyor. 2015 yılı biterken kafamda kurguladığım programda, o yıl için en büyük sorunumun boşa geçen günlerim olduğunu düşünüyordum. O kadar rahatsızdım ki bu durumdan, her boşa geçen günümü fark ettiğimde, “yarın farklı olacak” deyip, sonraki günü de aynı yaşamaktan çok sıkılmıştım. Okula gidip; eve gelmek, canın sıkıldığında bilgisayar oyunlarına sarmak, ondan da sıkılırsan TV izlemek, sonra tekrar PC ve yatış… Ne kendime, ne de başkalarına bir faydam yoktu yani anlayacağınız. Fakat 2016’da bu durumu %100 istediğim şekilde olmasa da büyük oranda düzelttiğimi düşünüyorum.

Ailemin de İzmir’e taşınmasıyla artık günlerim çok daha dolu geçiyor. Haliyle bir aile evinin, öğrenci evinden çok daha fazla sorumluluğu oluyor ve bizim evde annem, kardeşim ve ben yaşadığımız için bunların çoğunluğu bana kalıyor. Okuldan, blogdan, bazı dönemler çalıştığım işlerden, evle ilgili yapılması gereken şeylerden, sevgilimle zaman geçirmekten 24 saatin yetmediği, uykuya 6 saatten az vakit ayırabildiğim, yatağa girdiğimde yorgunluğumun farkına vardığım günler oluyor. Fakat o yorgunluktan mutlu oluyorum, boşa geçen günlerin verdiği hantallıktan binlerce kat daha güzel bir duygu. Çünkü bir işe yaradığını fark ediyorsun.

Tüm bunların yanında, günlük yaşantımı renklendiren, her türlü durumda yüzümü güldürebilen çok değerli bir sevgiliyle koca bir yılımın geçmesi mükemmeldi. Daha çok sosyalleştiğim, kendimi geliştirdiğim, toplumu bilinçlendirmek adına bazı aktivitelere katıldığım, yavaş yavaş da olsa kitap okumaya başladığım, önceki yıllara oranla daha fazla film izlediğim, daha fazla yazdığım bir yılı geride bıraktığım için mutluyum.

2016
2016

Arkadaşlık İlişkileri

İnsanlar anlaşılmaz varlıklar. Bu durumu fark ettiğim zamanlar da tam olarak 2016 yılı içerisinde yer alıyor. Senenin başından sonuna kadar eski arkadaşlıklarımı sürdürme konusunda sıkıntı yaşamadım. Bu yüzden mutluyum. Ancak 2016 yılı içerisinde pek çok yanlış insanla da arkadaşlık kurdum. Bu yüzden çok büyük hatalar yaptım. “Telafisi olmaz hatalar” derecesinin bir tık altında sayılabilecek kadar büyük hatalar. Ama bunları da neyse ki çok fazla zarara uğramadan atlattım. “Kendimi geçtim, kimseye faydası olmayacak insanlarla” olan arkadaşlıklarımı kestim.

Bu yıl içerisinde büyük iyilikler yaptığım insanlardan büyük yamuklar da gördüm. Kimileri hatalarını anlayıp durumu düzeltmeye çalışsa da, bazıları hatalarının farkında olmalarına rağmen hata üstüne hata yapmaya devam ettiler. Bu tür olaylar, gerçek arkadaşların; hata yapsalar bile, sonrasında telafi etmek için çabaladıklarında doğru insanlar olduğunu anlamamı sağladı.

Bu yıldan aldığım en büyük ders iyilik yaparken bile seçici olmak, iyilik yapacağın insanı bile iyi seçmek gerektiği oldu. İkinci büyük ders ise en yakınındaki insanların bile sana yanlış yapabileceği, insanlara güvenirken iki kere düşünmek gerektiğiydi. Aslında bu saydıklarım bilinen şeyler. Ancak hepimiz şunun gibi benzer durumlar yaşamışızdır; bu gerçeklerin farkına varsak bile, uygulama konusunda sıkıntı çekilir. Sigaranın zararlı olduğunu bildiğin halde içmeye devam etmek gibi. İşte ben bu sene farkında olduğum bu gerçekleri uygulamayı başardım ve arkadaşlık ilişkilerimi daha düzenli bir hale getirdim. Bu yıl arkadaşlık ilişkileri konusunda birileri saatlerce anlatsa bile tam anlayamayacağım şeyleri deneyimleyerek kendime büyük bir kazanç sağladım.

Eğitim Hayatım

2013’te Dokuz Eylül Üniversitesi‘nde örgün Kamu Yönetimi bölümüyle facia gibi başlayan eğitim hayatımın düzene girmesi aslında 2015 yılına dayanır. Çünkü o sene tekrar YGS/LYS sınavlarına girip, kısmen başarılı sayılabilecek bir sıralamayla yeniden tercih yaparak, Ege Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği bölümüne geçtim. Dokuz Eylül’de geçen 2 yılımın ilkini, hazırlık sınıfı olması ve bana ingilizce konusunda kattıklarından dolayı bir kayıp olarak görmüyorum. 1 sene kayıpla, iş bulma konusunda daha garanti ve benim için kısmen daha uygun bir bölüme geçtim.

Çevremdeki bölüm değiştiren, yeniden hazırlanan ya da başka bir nedenle sene kaybı olan insanlara baktığımda 1 senenin koca bir hayat için küçük bir kayıp olduğunu düşünüyorum. Yeni bölümümün ilk senesini gayet iyi bir ortalamayla, alttan ders bırakarak da olsa tamamladım. Ders bıraktıktan sonra bazı şeyleri biraz daha iyi anladım ve Üniversite 4 Yılda Nasıl Bitirilir? isimli bir de yazı yazdım. İkinci senesi de şu ana kadar sıkıntısız ilerliyor. Bu sene içerisinde sınavsız açık öğretim fakültesine kaydoldum ve eski bölümüm Kamu Yönetimi’ne kaldığım yerden devam etmeye başladım. Bu durum geleceğim konusunda umutlarımı daha da arttırdı. Çünkü Dokuz Eylül’de geçen 1 yılımı kayıp olmaktan kısmen de olsa çıkardı. İki bölümü de kayıpsız tamamladığımda, 3 sene sonra 2 diplomam olacak.

Genel Değerlendirmem ve 2017’den Beklentilerim

2016 yılı yukarıda da uzun uzun anlattığım üzere benim için genel anlamda olumlu geçen bir yıl oldu. Bu yıl yaşadığım olaylardan bir sürü güzel anılar hafızamda yerini aldı. Kötü yaşantılarım, gelecekte olabilecek olumsuz olaylara karşı benim için güzel deneyimler oldu. Her birinden farklı dersler çıkardım. Bu dersleri uygulamaya çalıştım, tam olarak uygulayabilmiş olmasam da, ilerlediğim yol üzerinde bana büyük katkılar sağlayacak dersler oldu. Ancak 2016 yılı güzel geçmiş olsa da hedeflerime göre hala çok yetersiz kaldığım bir yıl oldu. Birçok insana göre başarılı sayılsam da, kendime koyduğum hedeflere göre yeterli olmadığımı görüyorum. Hatta başarısız bile sayılabilirim. İşte bu yüzden, hedeflerime daha da yaklaşmak, kendimi en iyi şekilde yetiştirmek için 2017 yılı bittiğinde tekrar bu yazıyı okuyacağım ve şunların hepsini başarmış olacağım;

# Öncelikle ingilizce konusunda kendimi fazlasıyla geliştirmiş olacağım.

# Blogdede’ye mümkün olduğu kadar zaman ayırıp, daha iyi yerlere gelmesini sağlayacağım.

# Web tasarım ve kodlama konusunda olabildiğince kendi çabamla ya da eğitim alarak kendimi çok daha fazla geliştireceğim.

# Bölümün 2.sınıfında önceki seneye göre daha da iyi bir ortalama yapacağım.

# Arkadaş seçiminde hata yapmayacağım, sürdürdüğüm arkadaşlıklarımdan gerekmedikçe bağımı koparmayacağım.

# Kötü bir alışkanlık edinmeyeceğim.

# Daha fazla kitap okuyacağım, daha çok film izleyeceğim.

# Sevdiğim insanlarla daha fazla zaman geçireceğim.

# En önemlisi; iyi bir insan olmak için daha fazla çabalayacağım.

Teşekkür

Geride bıraktığımız 2016 yılında;

# Beni hiç yalnız bırakmayan anneme ve kardeşime,

# İyi ve kötü her zaman yanımda olan sevgilime,

# Eğitim hayatımın sorunsuz devam etmesine büyük katkı sağlayan Yarının Umutları Derneği’ne,

# Bu derneğin başkanı, öz abim gibi gördüğüm ve sevdiğim, örnek aldığım Eren abi’ye,

# Şu anda arkadaşım olarak hayatımda yer alan bütün arkadaşlarıma,

# Blogdede’nin gelişmesine katkı sağlayan,

# Ve üşenmeyip yazımı buraya yani sonuna kadar okuyan herkese teşekkür ederim 🙂

1 YORUM

Bir Yorum Bırak