Bankalar Nasıl Para Üretiyor?

5

Türkiye’nin ve dünyanın en zengin şirketler listesinde bankalar her zaman çoğunluğu oluşturur. Sürekli olarak parayı çevirmeleri ve her çevirmelerinde faizlerden ve masraflardan ekstra para elde etmeleri sayesinde varlıklarına varlık katarlar. Bu kazancı da oldukça kısa sürede tekrarlayarak yüksek büyüme rakamlarına ulaşırlar. Bu yüzden de ülkelerin en varlıklı şirketleri genelde bankalardır.

Bankaların varlıklarına kısa sürede büyük kazançlar eklemesinin en önemli sebebi, insanların sürekli olarak paraya sıkıştığı ekonomik düzendir. İnsanlar arasında henüz 20’li yaşlarında bile bankaya hiç uğramamış, kredi kartı kullanmamış, kredi çekmemiş birine rastlamak oldukça güçtür. Bir kez borçlanıp, sonra bu borcu kapatamayıp başka bankaya tekrar borçlanıp, bu döngüyü sürekli devam ettiren de birçok vatandaş mevcuttur. Ancak bu düzende yalnızca günü kurtarmak mümkündür. Her yeni borç yeni bir faiz demektir.

Bankaların Para Üretmesi

Bankaların nasıl para ürettiği sorusu da tam olarak bu noktada yanıt buluyor. Prof. Dr. Gültekin Çetiner’in hazırladığı bir video bankaların nasıl para ürettiğini gayet basit ve anlaşılır bir şekilde açıklıyor.


Videoda anlatılanları ve bankaların para üretme yöntemini şu şekilde özetleyebiliriz: Bankaya yatırılan her paranın, şu anki orana göre dokuz katına yakın miktarı bankalar tarafından yaratılabiliyor. Bunun nasıl olduğu da belirlenmiş bir sisteme bağlı. Her bankanın kendi kasasıyla birlikte, merkez bankasında da hesabı bulunur. Vatandaşların bankaya para yatırmasıyla bankanın para üretmesi arasında doğru bir bağlantı vardır. Örnek olarak bankaya 10 TL yatıran bir kişinin parasının 10’da 1’ini banka, merkez bankası hesabına yatırıyor. Kalan 9 TL’yi de başka bir vatandaşa kredi veriyor. Bu sayede bankanın mal varlığı 19 TL olmuş oluyor. Parayı yatıran kişi parasını çekse bile bankanın elinde 9 TL alacağı bulunuyor. Bu döngü sürekli olarak devam ediyor ve bankalar bu sayede para üretebiliyor. Daha detaylı anlatım için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

İnsanlar parayı devletin bastığını ve piyasaya sürdüğünü, piyasadaki nakit akışının bu şekilde geliştiğini düşünüyor. Ancak böyle düşünenler yanılgıya düşmüş oluyor. Çünkü bir ekonomideki para üretimi bankaların borç sistemiyle gerçekleşiyor. Yani yukarıda anlattığım ve videoda da anlatıldığı gibi.

Bu sistemin genel olarak bir ismi de var. Ekonomide bunun adına Kısmi Rezerv Sistemi deniyor, KRS olarak kısaltılıyor.

Konuyla ilgili meraklı arkadaşlarınıza siz de videoda olduğu sadece 10 adet 1 TL’yle sistemi rahatlıkla anlatabilir, insanların bilgilerine katkı sağlayabilirsiniz.

5 YORUMLAR

  1. Bir ekonomide para uretme olayinin halihazirdaki rezervler ve bankalarin borc ekonomisine bagli olarak belirlendigini bilmiyordum.Bu konuda aydinlatici bir yazi olmus tesekkur ederiz.ellerinize saglik bu konuda yeni yazilarinizi bekliyor olacagiz.

  2. Bankaya 10 bin yatırdın o 10bin hesabına baktığında digital ekranda görünür fakat o 10bini coktan başka kişiye vermişlerdir bile. Zaten bu döngü sayesinde dünya borç içinde. Evet genel olarak dünyada yaşayan canlılar olarak borçlu durumdayız. Bu bilgiye benzer bir bilgiyi başka kaynakta okumuştum fakat detayları tam hatırlayamadım.

  3. Bankalar hem topladıkları mevduat, hem de verdikleri kredi karşılığında merkez bankasında rezerv tutmak zorundadır. Buna zorunlu karşılık / munzam karşılık deniyor. Güncel oranları da merkez bankasının sitesinden görebiliyoruz. Bunun için bankalar dönem dönem mevduat toplama kampanyaları yaparlar ve daha ucuz yollu kredi vermenin yolunu ararlar. Dolayısı ile verecekleri kredi kaynağının sınırı yoktur gibi düşünen varsa yanlış düşündüğünü bilmeli.

    Banka kendine kaynağı da mevduat toplayarak, kamu borçlanmasına girerek ve/veya uluslar arası krei kullanarak yaratmaktadır.

    İncelenmesi gereken 2017 yılında siyaset eliyle gündeme gelen konu kgf kredileri gibi devlet eliyle verilmeye çalışılan kredilerde munzam oranlarının düşürülmesidir. Acaba kısa vadeli olarak ekonomiyi rahatlatırken uzun vadede enflasyona neden olacak mı?

  4. Faiz = Çöküş. Bizim halkımız da bu bataklığın içerisine çok kötü bir şekilde batmakta. Son 10 yıl içerisinde Türkiye’deki kredi kullanım oranları 140 kat artmış durumda.Her 3 kişiden 1 ri bankalara borçlu durumda. Bu da halkın genel olarak sıkıntı içerisinde olmasını tetikliyor. Farkındaysanız artık kredi işlemleri akla mantığa sığmayacak şekilde kolaylaştırıldı.Bu durum yazıda da bahsedildiği gibi bir borcu diğer borçla kapatmaya sonrada başta bahsettiğim gibi ne yazık ki ÇÖKÜŞ e neden oluyor.

Bir Yorum Bırak