İngilizce Konuşma Önerileri; İngilizceyi Anlıyorum, Konuşamıyorum!

7

Etrafınızdaki pek çok kişiden şu cümleyi duymuşsunuzdur: “İngilizce mi? Ben anlıyorum da konuşamıyorum!” Belki bu cümleyi kendiniz de defalarca söylemişsinizdir. Peki nasıl oluyor da İngilizce bir cümleyi anlayabilirken, aynı cümleyi kendimiz kurmakta zorlanıyoruz?

Birçoğumuz İngilizce öğrenmeye başladıktan bir süre sonra yavaş yavaş konuşulanları anlamaya başlarız. Bu bize kendimizi iyi hissettirir. Dinleyiciyken pasif durumdayızdır. Karşımızdaki kişi bir şeyler söyler ve beynimiz önceden öğrendiği kuralların süzgecinden geçirerek bu sözcükleri anlar. Fakat konuşmaya çalıştığımızda iş değişir. Artık konuşmadaki pasif konumumuzu bırakıp aktif konuma geçeriz. Artık beynimizin bildiği tüm bilgileri toplayıp, düzenli bir gramer yapısına yerleştirerek cümle oluşturması gerekiyordur. Hatta daha cümleyi oluşturmadan kullanacağı kelimeleri tekil/çoğul olmasına, şimdiki, gelecek veya geçmiş zamana göre çekimlemesi gerekir. Bu, matematik problemi çözmeye benzer. Tüm bunlar kulağa karmaşık gelse de beynimiz anadilinde bunları yaparken hiç zorlanmaz. Çünkü insan beyni dile yetenekli olarak tasarlanmıştır. Fakat insanın ikinci bir dili öğrenirken zorlanması çok doğaldır. O dilin matematiğine, yani gramerine beynimiz alışmadığı sürece bu problemi yaşamaya devam ederiz. Peki bunun çözümü nedir? Beynimiz nasıl buna alışabilir?

Hiç Pes Etmeden, Korkusuzca Konuşun!

Takdir edersiniz ki herhangi bir şeyi yapmaya alışmak için o şeyi sık sık tekrarlamalıyız. Eğer güzel bir pilav yapmak ve pilav yapmaya alışmak istiyorsak her akşam pilav yapmayı denemeliyiz. İstediğimiz kıvama ulaşana kadar da asla hızımızı kesmemeliyiz. Dil öğrenmek de böyledir. Eğer İngilizceyi güzel bir şekilde konuşmak istiyorsak sık sık korkusuzca konuşmalıyız.Eğer çevremizde kimse yoksa ve henüz internet üzerinden konuşabileceğimiz birilerini bulamadıysak aynaya bakarak konuşabiliriz. Veya günlük bir işimizi yaparken sanki bir vlog çekiyormuş gibi yaptığımız her şeyi İngilizce anlatmaya çalışabiliriz. Hatta daha da ileri gidip İngilizce konuşmamızı videoya alabiliriz. Böylece sonra tekrar dinleyip kulağa nasıl geldiğini test edebiliriz.


Kendinize Konuşma Refleksleri Geliştirin

Yapabileceğimiz bir diğer şey ise refleks geliştirmek. Eğer biri size “Thank you” dediğinde, acaba “You are welcome” mi desem yoksa “Not at all” mı desem diye düşünüyorsanız siz İngilizce konuşma refleksinizi henüz geliştirememişsiniz demektir. Böyle kafanızı karıştıran durumlar için bir cevabı seçin. Zamanla biri size “Thank you” dediğinde  hemen o seçtiğiniz cevabı vermeye başladığınızı fark edeceksiniz.

Fırsatlardan  Kaçmayın, Aksine Fırsatlar Yaratın

Konuşmak için fırsatlar arayın. Elinize bir fırsat geçtiğinde ise utanmayı, çekinmeyi ve korkmayı bırakıp hemen fırsatı değerlendirin. İstanbul veya Antalya gibi turistik bir şehirde yaşıyorsanız, turistlerin çok bulunduğu mekanlara gidip insanlarla diylog kurabilirsiniz. Eğer bunu yapmaktan çekiniyorsanız ve bir öğrenciyseniz, part-time olarak turistik mekanlardaki bir dükkanda çalışmaya başlayabilirsiniz. Bu şekilde hem harçlığınızı çıkarmış, hem bir iş öğrenmiş, hem de yabancılarla bol bol konuşma fırsatı elde etmiş olursunuz. Bunun haricinde mobil uygulamalar ve web siteleri aracılğıyla kendinize Skype üzerinden konuşacağınız yabancı arkadaşlar bulabilirsiniz!

Telaffuza Dikkat Edin!

Konuşabilmenin yolu dinlemekten geçer. İngilizce konuşurken aksanınızın olması çok problem olmasa da kelimeleri doğru telaffuz etmeniz şarttır. Aksi takdirde karşı taraf sizi yanlış anlayabilir. Mesela ayı anlamına gelen bear kelimesini “biır” diye okursanız karşınızdaki kişi sizin bira anlamına gelen beer kelimesini söylediğinizi düşünür. Bear kelimesini “beer” şeklinde okumalısınız. Telaffuzunuzu geliştirmek için bol bol İngilizce diziler, filmler izleyin. Yeni bir kelime öğrendiğinizde internetteki sözlüklerden kelimelerin telaffuzlarına bakın.

Unutmayın, yeni bir dil öğrenirken birebir ilişki kurmak için en önemli yetenek konuşma yeteneğidir. Bu yüzden dil öğrenen her insanın konuşmaya önem vermesi gerekir. Şimdiden kolay gelsin!

7 YORUMLAR

  1. öğretmen lisesi mezunuyum. üniversite de 1 yıl hazırlık okudum ve hala çok çok yetersizim. eğitim kalitemizden mi, benim yabancı dile olan yeteneksizliğimden mi bilmiyorum ama tavsiyelerinize uyacağım

  2. Ben düz lise mezunuyum hiç ingilizce eğitimi almadım yaptığım tek şey yabancı diziler izleyip o zamanlar için yabancı ülkelerden arkadaşlar bularak icq üzerinden chat yapmaktı yaklaşık 2 yıl translate ile derdimi anlatırken sonraları bir de baktım yavaş yavaş ihtiyaç duymadan da yazışabiliyorum.

  3. Yabancı dil çıkışlı bir dil bilenim. Ülkemizde dil eğitimi çok yerlerde malesef. Buna ancak yurt dışı eğitimi almış yada yurt dışından transfer edilmiş yabancı hocalar çare olabilir.

  4. ben de daha çok yabancı dizi izleyerek ingilizce öğrenmiştim , artık belirttiğiniz hususlarda telaffuzumu ve reflekslerimi geliştirerek daha iyi konuşabilirim umarım.

  5. 2 Sene özel bir dershanede ingilizce eğitimi aldım sonra yabancı diziler izleyerek bilgimi bir üst seviyeye taşıdım fakat pratik yapmak çok önemli yoksa özgüven malesef istediğiniz seviyede olmuyor.

  6. Yaklaşık olarak 5 yıldır antalya da otelde çalışıyorum ingilizce eğitimim hazırlık düzeyindeydi ve malesef pratik yapma şansım olmuyordu otel de işe başlayınca ister istemez pratik yapıyorsunuz ve kendinizi geliştiriyorsunuz bu yönden oldukça şanslıyım.

  7. İngilizceyi akıcı olarak konuşmak için yurtdışında vakit geçirmek çok önemli, youtube da bir video da görmüştüm 3 arkadaş farklı ülkelere gidip bir kaç hafta vakit geçiriyor ve sonuç mükemmel.

Bir Yorum Bırak