İzmir Özdere’de Kamptaydık; Kamp Nasıl Yapılır?

2

İzmir’de kamp yapmak, daha önce bir kez yapma fırsatı bulmuş olsam da, düzenli olarak gerçekleştirmek istediğim bir hafta sonu aktivitesiydi. Bunun için ilk adımı da geçtiğimiz hafta sonu atmayı başardım. İzmir Özdere‘de yaptığımız kampla ilgili tüm detayları bu yazıda paylaşacağım.

Öncelikle kamp yapmakla ilgili görüşlerimi anlatmak istiyorum. Boğucu günlük yaşamdan kaçarak, doğayla iç içe zaman geçirmek istisnalar olsa da her insana huzur verecek bir eylemdir. Gerçekleştirmek zorunda olduğumuz rutin işler insanları strese, sıkıntıya sokarken; birkaç günlüğüne de olsa bu rutinden uzaklaşıp, kendinizle ya da sevdiğiniz insanlarla doğada zaman geçirmek gerçekten insana inanılmaz bir rahatlama getiriyor. Tekrar günlük rutin hayatınıza döndüğünde, deşarj olmuş şekilde kaldığınız yerden devam edebiliyorsunuz.

İlk olarak geçen sene yine Özdere’de kampa gittiğimi ve son gittiğim kampın mükemmel geçmesi için tecrübe topladığımı söylemeliyim. Mükemmel geçen bu kamp deneyimimi sizlere başlıklar halinde anlatacağım.

Kamp İçin Çadır Seçimi

Çadır Seçimi

Kamp yapma planı yaptığımda henüz bir çadırım yoktu. Bir süre çadırların fiyatlarını ve özelliklerini araştırdım. Fazla da bütçem olmadığı için, görünüş olarak bana güven veren en ucuz çadırı almaya karar verdim. Bu özelliklerde çadırı da gittigidiyor üzerinden buldum. 3 kişilik diye geçen ancak aslında 2 kişilik olan bu çadır için 48 TL ödedim. Daha sonra uyku matlarını araştırdım. Orta kalite bir matın ücreti de hemen hemen çadırla aynı seviyede. Matı, Kipa’nın büyük mağazalarının birinden temin ettim. Temel iki malzemeyi edindikten sonra diğer ayrıntılara geçtik.

Doğada Kamp Yapmak / Kamping’de Kamp Yapmak

Kamp yapmak için özel olarak kurulmuş bazı alanlar mevcuttur. Bu alanlar işletmeler tarafından gerekli ihtiyaçların sağlanması karşılığında ücretli olarak kullanılır. Ancak biz giderken, elektriğin olmadığı, tamamen doğada yaşamayı başarabileceğimiz, maceralı bir kamp için yola çıktık. Ormanda kamp yapmak nasıl olacak diye meraklanarak gidip, 3 gün boyunca bu merakımızı gidermek için orada bulunduk. Bu yüzden İzmir kamping alanlarına hiç bakmadık bile. Bu tarz işletmelerde size elektrik, su, tuvalet, çadırınız yoksa çadır, matınız yoksa mat verilir. Karşılığında da kullandığınız hizmetlere göre ücret alınır. İzmir kamping fiyatları, çadırınız varsa ortalama olarak 2-4 kişilik, 30-50 TL arası olarak düşünülebilir.

Kamp İçin Alınması Gereken Malzemeler

Kamp alanında gerekli olacak malzemeler konusunda ilk bilmeniz gereken şey, ne kadar az malzeme alırsanız o kadar rahat edeceğiniz olmalıdır. Çünkü orada sadece gerekli olanları kullanıyorsunuz ve diğerleri için sadece hamal oluyorsunuz. Kesinlikle kıyafet konusunda minimum alım yapmanızı öneririm. Biz 3 gün 2 gece kaldık ve gittiğim gün üzerimde olan t-shirt dışında ekstra 1 tane daha yeterli oldu. Bu önemli bilgiyi yazdığıma göre şimdi listeye geçebilirim. Kamp için malzeme listesi şu şekilde olmalıdır;

  1. Çadır
  2. Mat
  3. Çakmak: Malum ateş, kampın en önemli olayıdır.
  4. Kibrit: Çakmağın bozulması durumunda yedek olarak mutlaka kibrit de bulundurun.
  5. Çakı: Yiyecek kesmekten, doğada gerekli olan şeyleri temin etmenize kadar pek çok kez kullanacaksınız.
  6. El Feneri: Kampın gecesi, gündüzü kadar rahat geçmez. El feneri mutlaka bulundurun.
  7. Sağlık Ürünleri: Herhangi bir acil durumda, ilk yardım için kullanacağınız küçük bir çanta hazırlamanız iyi olacaktır.
  8. Kağıt Havlu/Tuvalet Kağıdı: Her şekilde lazım olacak malzemeler.
  9. Islak Mendil: Özellikle suyun kısıtlı olduğunu düşünerek ıslak mendili mutlaka yanınızda bulundurun.
  10. Mangal Malzemeleri: Bu malzemeleri seçmek sizin yeteneğinize kalmış. Orada kendiniz ocak oluşturup, doğadan yakacak toplayarak sadece ızgara ya da çöp şiş alabilirsiniz. Bunları yapamam derseniz, mecburen mangal ve ızgaranın yanı sıra, çıra, kömür vs. şeyler de almak zorundasınız.
  11. Konserve Yiyecekler: Uzun süreli kamp yapma düşünceniz varsa, konserve yiyecekler sizin en büyük dostunuz olacaktır.
  12. Et Ürünleri: Kısa ya da uzun süreli kamplarınız için et, tavuk, sucuk gibi yiyecekler götürüp; mangalda pişirerek yiyebilirsiniz. Bozulma zamanlarına dikkat edin ve mümkünse ilk gittiğiniz gün bu ürünleri tüketmeye çalışın.
  13. Su: En temel ihtiyacınız. Kampinglerde çok sorun olmasa da, ormanlık alanda kamping dışında kamp yapacaksanız bol bol götürmeniz gerekecek.
  14. Yağmurluk: Hava durumuna zaten bakarsınız ama yine de ne olur ne olmaz.
  15. Yedek Kıyafet: En az seviyede tutarak birer parça yedek kıyafet alabilirsiniz.
  16. Diş Fırçası-Diş Macunu
  17. Çatal, Bıçak, Kaşık: Plastik ürünlerden tercih edebilirsiniz.
  18. Güneş Gözlüğü
  19. Pusula: Gideceğiniz yere göre isteğe bağlı olarak götürebilirsiniz.
  20. Tava: Küçük bir tava yiyecek pişirmeniz için yardımcınız olacaktır.
  21. Çaydanlık: İsteğe bağlı olarak götürebilirsiniz. Yeriniz yoksa hiç yük etmeyin. Tavayı su ısıtmaya uygun bir şey seçin ve işinizi sallama çaylarla görün.
  22. Deniz Malzemeleri: Deniz kenarı bir yere gidecekseniz, deniz şortu, mayo, güneş kremi vs. malzemeleri de yanınıza alın.
  23. Çöp Torbası: Doğada zaman geçirdikten sonra kendinizden bir şeyler bırakmayın. Çöp poşetinizi yanınızda götürerek, çöplerinizi ait oldukları yerlere bırakın. Kişi başı bir tane büyük boy çöp poşeti yeterli olacaktır.
  24. Sabun: Temizlik şart.
  25. Powerbank: Telefonunuzu mümkün olduğu kadar az kullanın, acil durumlar için bir köşede bulundurun. Pilinizin tükenmesine karşı da yanınıza powerbank alın.
  26. Havalı Tabanca: Her türlü tehlikeye karşı, sadece mecbur kalırsanız kullanabileceğiniz bir havalı tabanca.

Şu an için aklıma gelen temel malzemeler bu şekildedir. Bunların içinden kişisel durumunuza göre almayacaklarınız da olabilir.

Kampa Giderken Yanınıza Almamanız Gerekenler

Kampa giderken almanız gerekenleri düşünürken bu listeye de göz atmanız gerekir. Çünkü bazı eşyalar kamp alanında başınıza bela olabilir.

  1. Deodorant, Parfüm: Böcekleri ve arıları yakınınıza davet eder.
  2. Fazla Kıyafet: Boşuna yük edersiniz. En temel giysilerinizi ve yedeklerinizi almanız yeterlidir.
  3. Gerçek Tabanca: Havalısı yeterlidir.
  4. Bozulabilecek Fazla Yiyecek

İzmir’de Kamp Yapılacak Yerler

Özdere’de Kamp Yapmak

Bütün hazırlıklar tamamlandığına göre artık rotamızı çizebiliriz. İzmir’de kamp yapmak için onlarca farklı ücretli kamping var. Çeşme kamping alanları, İzmir’den kampa çıkacakların genelde ilk olarak düşündüğü şeydir. Çeşme’nin İzmir’in en canlı ilçelerinden biri olması bunun temel sebebidir. Ancak unutulmamalıdır ki, kampa alanına yakın ne kadar az insan ve ne kadar çok ilkellik varsa, kamp amacına o kadar çok yaklaşır. Bu demek değildir ki hiç insan olmasın. Acil bir durumda çok zaman almadan ulaşabileceğiniz insanlar olan bir bölge seçmeniz uygun olacaktır. Çeşme’de ayrıca son yıllarda pek çok kamping alanları da kapatılmıştır. Özdere kamping alanları, biraz daha rahatına düşkün insanlar için idealdir. İhtiyaçlarınızın karşılandığı, aynı zamanda doğada konaklayabileceğiniz kamp alanları mevcuttur.


Kamping alanları dışında, kendi başınıza kamp yapmak isterseniz, yine Özdere ideal noktalar arasına dahil edilebilir. Yazının daha aşağılarında bizim kamp serüvenimizden de bahsedeceğim. Okuduğunuzda zaten bunu anlayabilecekseniz. Özdere dışında, Karaburun ve Ildır‘da benim bildiğim güzel kamp yapmalık yerler mevcut. Hem denize yakın hem de ormanlık alanda kamp yapmak için İzmir çevresinde bildiğim ideal yerler bu şekildedir.

İzmir Özdere’de Kamp Yaptık

Buraya kadar yazdıklarımdan, kamp yapmak için gerekli bilgileri aldığınızı varsayıyorum ve kendi yaptığımız kampta neler yaşadığımızı anlatmak istiyorum. Biz kız arkadaşımla gittik ve kamp için Özdere’yi seçtik.

Özdere’de Kamp Yaptık

Kamp yaptığımız bölge haritada göründüğü gibiydi. Kamp alanımız bir koyun hemen kıyısıyda. Arkamız, sağımız, solumuz hep ormandı. Kamp alanına ulaşım için İzmir otogardan kalkan Özdere dolmuşundan 6 numaralı bölgede inip, patika yoldan koya kadar yürüdük. Solumuzdaki tepenin arkasında bir otel ve hemen yanında da 2 numarada göründüğü gibi halk plajı vardı. Önceki kamp yaptığım alanı ise 3 numara olarak gösterdim. Sağımızda da kayalıklar ve bir tepe bulunuyordu. Tepenin arkasında 1 numaralı bölgede Gökkuşağı Koyu isimli bir otel vardı. Çok büyük bir yer değil, kendi halinde orada varlığını sürdüren bir oteldi. Tüm bunları gelirken ve etrafı keşfe çıktığımızda gördük. Kamp alanımıza hiçbir ses veya görüntü gelmiyordu. Tamamen ıssız ve doğanın tam merkezinde bir yerdi. Tam karşımızda da bir ada vardı. Üzerinde yerleşim yoktu ama 4 numarada gösterdiğim gibi, ormanlık bir alandı, martıların da uğrak noktasıydı. Yakınımızda bir yerde de ücretli kamping alanı bulunuyordu. Bir an için düşünsek de 5 numarada gösterdiğim Kalemlik Orman Kampı’na gitmemeyi, onun yerine doğada kendimiz kamp kurmayı cazip bulduk.

Kamptaki İlk Günümüz

Cuma gününün sabahından tüm hazırlıklarımızı yapıp yola koyulduk. Kamp için gideceğimiz yer olan Özdere’ye ulaşım için İZBAN’la gitmeyi tercih ettik. (İZBAN: İzmir’de bulunan metrovari şehir içi tren sistemi) İZBAN’la Cumaovası’na kadar gittikten sonra 775 numaralı ESHOT‘a bindik. (ESHOT: İzmir’in halk otobüslerine verilen genel isim) Otobüsten, Çukuraltı Halk Plajı‘nı geçtikten 2 durak sonra indik. Otelin girişinden biraz ilerde ormana giden patika yola girdik. Yol ilerledikçe farklı yerlere giden farklı yollara ayrılıyor. İlk soldaki kapı gittiğimizde kapalıydı, o kapıdan girerseniz daha tepede bir ormanlık alana götürüyor. Gökkuşağı Koyu yönünde devam edip ikinci sola döndüğünüzde bizim kamp yaptığımız alana gidersiniz. Yaklaşım 1 km mesafedeki alana yüklerimizle birlikte yürüdük ve sonunda kamp alanına ulaştık. Ormandaki yola girmeden önce 100 metre ilerde A101 ve tekel olduğu da aklınızda olsun. Biz oradan birkaç içecek ve hamak almıştık. Kamp alanına gittikten sonra ilk iş çadır için güzel bir ağaç gölgesi bulup kurduk. Sonra hamağı da kurduktan sonra dinlenmeye koyulduk. Karnımızın acıktığını hissettiğimizde de odun toplayıp ateş yaktık ve mangal yaptık. Daha sonra biraz denize girdik ve akşamı getirdik. Akşam olduğunda topladığımız odunlardan bir kez daha ateş yaktık, hem mangal yapmak için bu ateşi kullandık hem de olmazsa olmaz kamp ateşimizin başında ısındık. Kampta saat yerine gündüz ve gece zaman belirlemesi için kullanılır. Biz de gece çok ilerlemeden çadıra geçtik ve uyuduk. İlk gece fazlasıyla serin olan hava bizi biraz üşüttü. Yabani bir olayla karşılaşmadık, ancak sabaha doğru alanı çoban köpekleri ziyaret etti. Onlar da insana saldırmadığı için sıkıntı yaratmadı.

Kamptaki 2.Gün

2.günün sabahında erken uyandık. Ben odun toplamak için ormana kaçarken, kız arkadaşım da kahvaltılık malzemeleri hazırladı. Kahvaltı yaptıktan sonra, biraz doğada zaman geçirdik ve öğlen vakti denize gittik.

Şişme Botla Denize Açıldık Ve…
Kamp Ateşi

Denize girdiğimiz sırada orada pikniğe gelen bir aile vardı. Sahilde şişme bot şişirmeye gelen ailenin babası bize bota binip, denize açılmayı teklif etti. Bizim için farklı bir deneyim olacağını ve botu kullanmamızın onun için bir sakıncası olmadığını ifade etti. Biz başta bir kararsız kalsak da kabul ettik ve denize açıldık. Haritada belirttiğim adanın yakınlarına kadar gittik. Tam o sırada küreklerden biri kırıldı ve denize düştü. Denizin derinliği bizi korkuttu, atlayıp küreği alamadık. Zaten alsak da kırık haliyle o an işimize yaramayacaktı. 3-5 saniyede gözden kaybolan küreğin yokluğunda ne yapacağımızı düşünmeye başladık. O düşünme 1 dakikaya yayıldı ve o 1 dakika ölüm gibi bir şeydi. Hem fazla açıldık hem de nasıl gidip de adama kürek kırıldı diyecektik. En sonunda birimiz kürekle birimiz el ile suyu iterek yavaş yavaş kıyıya doğru yol aldık. Kıyıya yaklaşınca atlayıp botu yüzerek kıyıya götürdük. Öğretmen olan botun sahibine gidip durumu anlattık ve mahcubiyetimizi dile getirdik. Adama küreğin sağlam kalan kısmını alıp, merkezden aynısını bulmaya çalışmayı teklif etsem de kabul etmedi. “Sizin canınız sağolsun” dese de adama karşı olan üzüntümüz bir süre devam etti. Her şeye rağmen bu botla denize açılma işi bizim için eşsiz bir deneyim olarak anılarımıza işlendi.

Biraz dinlendikten sonra tekrar deniz girdik. Uzunca bir süre denizde kaldıktan sonra çıkıp yine kitap okuyarak, müzik dinleyerek zaman geçirdik. Akşama doğru ormanın tepe kısımlarına doğru keşfe çıktık, yürüyüş yaptık. Dönüşte yine bulduğumuz odunları çadırın yanına getirdik ve ateş yakıp, yemek yedik. Akşama doğru alana bir grup kampçı daha geldi. Onlar da bizim çadırın 50 metre ilerisine çadır kurdular. Tanışma ve yardımlaşma faslından sonra herkes köşesine çekildi. İlk güne göre daha geç bir vakte kadar ateşin başında sohbet ettik. Sonra çadıra geçip uyumaya koyulduk. 2.gece hava daha ılıktı. Üşümedik ama bizi ziyarete gelen bir çakal ufak çaplı tedirginlik yarattı. Buradan not düşeyim, çadırınızın yakınına çakal geldiğinde onu umursamayın, biraz uzaklaştıktan sonra dışarı çıkın ve kendinizi gösterin. Mümkün olduğu kadar geniş görünün ve onu korkutmak için ayağınızla elinizle vs. sesler çıkarın. Ancak bu bilginin doğruluğunu yine de araştırın. Bizde işe yaradı ama sizde ne tepki verir, bilemiyorum 😀 Her şeye rağmen o gün de sağ salim sabaha çıkmayı başardık.

Kamptaki 3.Gün

Özdere’de Kamp

Üçüncü ve son günümüzde sabah uyanıp kahvaltı yaptıktan sonra malzemelerimizi toplayıp halk plajına gitmeye karar verdik. Çadırı ve tüm eşyalarımızı çantalara istifledikten sonra yarım saat kadar yürüdük ve halk plajına ulaştık. Tüm gün burada deniz girip, güneşlendik. Ancak güneş kremi almayı unutmuş olmamız bize biraz acıya mal oldu. Çünkü çok fena yandık. Bu yazıyı yazdığım sıralar kamptan sonra 1 haftaya yakın bir zaman olsa da sırtım soyulmaya devam ediyor. Demem o ki; güneş kremi mühim. Deniz kenarı bir yere kampa gidecekseniz mutlaka yanınıza alın. Tüm bu yüzme, güneşlenme fasıllarından sonra eve doğru yola koyulduk.

Son Sözler

İlk uzun vadeli kamp serüvenimiz, eşsiz anılarla son buldu. Her şeyi yerli yerinde ve nispeten eksiksiz olarak yaşadık. Bu kamp macerasından sonra da her fırsatta bir yerlere kaçıp kamp yapmaya karar verdik. Günü birlik denize gidip, akşamına geri dönmektense; kamp malzemelerini de yük edip birkaç gün kalmak çok daha mantıklı. Kamp yapmak için niyetlendiyseniz ve aklınıza takılan, bu yazıda cevabını bulamadığınız sorularınız varsa yorum kısmı her zaman olduğu gibi hizmetinizdedir. Sorularınızı yorum kısmından yazdığınızda en kısa sürede cevaplamaya çalışacağım.

2 YORUMLAR

  1. Merhaba, ben de ilk defa yapacağım için heyecanli ama bir o kadar da kafamda sorular olarak şunu sormak istiyorum; herhangi bir ücret yok değil mi? Elektrik, wc, duş alanlarinin olmayışı nasil etkiledi sizi ve son olarak bu ayda gitmeyi düşünüyoruz da kalabalik midir yoksa sığ midir bir fikriniz var mi? teşekkürler

    • Her şeyi göze alarak, mızmızlanmayacak insanlarla gitmeni öneririm. Yazıda anlattığım yer günde 10 civarı ailenin ziyaret ettiği, geceleri kimsenin olmadığı bir yer. Doğa olarak harika. Duş almayı zaten unutmalısın. WC için uygun alanlar var, ancak uygun alan demek WC var demek değil 🙂

Bir Yorum Bırak