Kendine Fakir Yazdı: İntiharlar Kuşandık

2

Ahmet Kaya kadar içli “acımasız olma bu kadar” diyemediğimiz için dün gibi çekip gidenlere.

Biz de aşk acısı yaşadık atlatırsın canım diyen arkadaşlar, atlattık. Atlatılıyor, geçiyor, geçiriyor. Hiç unutamam deyip unutuyor, bir daha yaşayamam böylesini deyip daha güzel ilişkiler yaşıyor, daha büyük kazıklar yiyor ve hep daha yenisine yelken açıyoruz. Peki asıl aradığımızı bulabilmek için ilk manitayı hangi levelden yapmalıydık? Daha ne yaşayabilirim deyip hep daha kötüsünü yaşarken ilk vurgunumuz hangi levelde olmalıydı? Aldatılmak, terk edilmek, istenmemek vs aralarında kıyaslama yapabilir miydik? Zaten geride kalanlar bizken, bir de neden acı çekmesi gereken bizdik? İçimizdeki uçurumlar büyürken, her defasında biterken ilişkiler ve bunu en iyi bilenlerken, bok mu vardı neden sevdik yine? Der ki üstat: “Bu ne beter sevda, benim aklım ermedi.”

En güzel duyguları yaşattıklarımızdan geriye kalanlar mı? Kavuşmayı özletenlere ihaneti bırakıp, matemi kendimize saklamak. Aşkın efkarını şarkılarda, hüznü kendimizde soldurmak. Ve yine de sevebilecek miydik bir başkasını, evet daha önce hiç sevmediğimiz kadar çünkü biz acımasız olmadık o kadar, biz dün gibi çekip gidenlerden biriktirdik: “Nüshası rüzgarlarda, aslı bizde kalacak aşklar.”

Ahmet Kaya – Kum Gibi;

Ve gelelim asıl olaya, intiharlar kuşandık, bir intihar gibi puşt olunca sevdalar.

2 YORUMLAR

Bir Yorum Bırak