Manitayı Nasıl Amerika’ya Gönderiyoruz?

1

GÖNDERMİYORUZ!! O nasıl hata gençler neler yapıyorsunuz yahu. Yaşayan bilir, anlar, WaT programından sonuna kadar nefret ediyoruz.

Bir kere 7 saat, saat farkı ne? Hayır zaten hat, internet vs problemi varken bir de saat farkı ne? Sen yatıyorsun adam kalkıyor, sen kalkıyorsun adam yatıyor. Tek güzel yanı alarm kurmuyorsun uyurken beni uyandır diyorsun bu kadar. Peki bu çocuk gavur ellerde interneti heryerde bulabilecek mi? Saçmalamayın tabi ki bulamayacak. Tam Skype’ın ortasında pat görüntü gidecek, Whatsapp aramasında çaat ses kesilecek. Bir de bilmem kaç kişiyle aynı evde yaşayacak falan, Romanyalı karılarla aynı evde yaşayacak, Romanyalı, aynı ev… Bir de işi cankurtaranlık olunca… Ulan be adam sen benimle taşak mı geçiyorsun diyesin geliyor, yobaz memleketimi bırakıp gavur ellere giderken zaten, ulan bir de ekstra gevşek havuz muhabbetlerine mi dahil olacaksın diye çıldırma eşiklerinde yalın ayak geziyorsun. İşten arkadaşlarla bilmem ne içmeye gidiyoruz ya diyor, yav bi kere sen ne zaman arkadaş oldun da bir şeyler içmeye gidiyorsun, benle sevgili olana kadar aylarca süründün konuşamadın, ne ara kanka buldun diyesin geliyor, diyemiyorsun. Çünkü neden, çünkü mesele sevgilin adına mutlu olmak değil, çünkü mesele WaT programına harcadığı paralar boşa gitmesin…


Ha bu işin kazançları yok mu, ayıp ediyorsunuz olmaz olur mu ya. Bir sabah sevgilinizi karşılamak için kapıyı açıyorsunuz ve sevgiliden önce bavuluna sarılıyorsunuz. Çünkü giderken 10 kilo olan bavul olmuş 25 kilo. “Ay aşkım ne gerek vardı gelmen benim için en büyük hediye” derken GAP’lere sarılıp takıları üst üste takıyorsun. Peki senin için harcanan 300 dolar değer mi 3 ay manitadan uzak kalmaya? HAYIR. (Yani, belki şimdi çok da kesin konuşmayalım falan…)

1 YORUM

Bir Yorum Bırak