Kendine Fakir Yazdı: Me lo paro, el taxi!

1

Miniklikle anılar.

Burnumu deldirmeyi kafaya koyduğum için bir hızmacıya girip deldirdik, ardından bir butiğe girip hızma aldık ve ayrıldık. Telefonumun bende olmadığını fark ettiğim o an… Bir hışımla koşup miniği durdurup telefonum sendeydi hızmacıda sen aldın dedikten sonra, telefon minikte de yoktu. Hızmacıda kamera kaydını izlerken de gördük ki zaten telefonu ben alıp çıkmışım. Kervana bi arkadaşı da kattıktan sonra HEMEN şurda karakol var demesi üzerine koşar adımlarla gittik ve 15 dakika sonra karakoldaydık, 15 ONBEŞ. Karakol önündeki abiler biz bakmıyoz şurdakine gidin dedikleri için hızla yola koyulacaktım ki, o beklediğim cümle geldi: üzülme bulunur telefonun kardeşim. Gayet soğukkanlı takılırken, ulan o nasıl içe dokunur cümle, bi anda gözümden yaşlar dökülmeye başladı. Abi tamam ya sağol abi eyvallah eşliğinde polis abinin yüzüne bakmadan bedenim abiye dönük kafamı nereye çevirdiğim belirsiz abiye kış kış hareketi gibi birşeyler yaparken buldum kendimi.


Yine koşar adımlar öteki karakola gitmek için taksi aramaya koyulduk, taksilerin geçmediği yol üzerinde… Miniğe bende para var taksiye atlayalım deyip taksi bulduktan sonra minikten o cümle geldi: Ata durağı, mümkün olduğunca hızlı! 3 saniye sonra kırmızı ışığa takıldık. Ulan minikteki maceraya laflara bak film setindeyiz sanki. Aklıma parlak(!) bir fikir gelmesi üzerine Üniversite 2’ye( Bornova’nın en bilindik öğrenci mekanı) sürün dedim, işimiz acil ya hani ara sokaklarda yollar mı tıkanmadı, kediye köpeğe yol mu vermedik, neler. Üni 2 önü tek yol ve dar olduğundan taksici abi çabuk olun dedi daha taksiyi durdurmadan (önde oturuyorum) taksiden atladım, baktım arkadan minik de atlıyor bu niye şimdi iniyor diye düşünürken ben arabanın önünden, o arkasından dolanıp kapıdan bir hışımla insanları iteleyerek koştuk. “Acilen poğaça yememiz lazım!” tarzındaki girişimizden de kimse etkilenmedi büyük ihtimalle. Telefonun orada olmadığını duyunca taksiye koşmaya niyetliydim ki taksi gitmiş diye bağırdım arkamdan minik taksi yok diye bağırdı, taksiden inme görevi sadece buymuş gibi. Taksici ilerde durmuş bekliyor, miniğin kafada inşallah para almadan gitmiştir düşüncesi, koşarak taksiye bindim ata durağı dedim, minik ortada yok. Döndüm arkamı minik olduğu için kimse yol vermiyor, gelemiyor. Taksiden inecekken gördüğüm başka şeyse cebimde 10 liranın kalmış olması, yine artistlik ölürken üstünü miniğe tamamlatıp indik. Evden telefonun faturasını alıp karakola koştuk ve ben olayları girişteki polise anlatmaya başladım ki, oturun bekleyin şöyle ne konuşuyon cümlesi yüzüme vurdu. Merkezdeki ağır bok kokusuyla beklerken içeri alındık. Sanıyorum ki, ekran açılacak imei numarası girilecek, yer tespit edilecek gidip alacağız falan. Elimde dandirik bir rapor, S4 diye yazılmış telefon markası, kimya mühendisliğinde okuyorumlar, söylediklerimle alakası olmayan her şey. Bunun üzerine eve gidip birer sigara yakıp, cana geleceğine mala gelsin dedik.

Cana geleceğine mala gelsin cümlesindeki mal benim.

1 YORUM

Bir Yorum Bırak