Pan’ın Labirenti Filmi Konusu, Özeti ve Eleştirisi

0

Fantastik ve korku türünde çekilmiş bu film 10 yaşındaki Ofelia’nın başına gelen sıra dışı olayları konu alıyor. Guillermo del Toro yönetmenliğinde çekilen İspanyol yapımı film 3 Oscar ödülü aldı.

Film, Ofelia ve annesinin yeni evlerine doğru yola düşmesiyle başlıyor. Ofelia’nın terzi olan babası öldükten sonra annesi bir yüzbaşıyla evleniyor. Gittikleri yer de yüzbaşının görev yaptığı bir köy.  Ofelia fantastik hikâyelere ve doğaüstü varlıklara ilgili bir çocuk. Yolda gördüğü bir yaratığı da periye benzetiyor ve olaylar o perinin peşinden gidip gizli bir heykelin parçasını yerine koymasıyla başlıyor. Yaşayacakları köye gittiğinde perinin kendisini takip ettiğini görüyor ve perinin peşinden bir labirente gidiyor. Bu labirentte ona 3 görevinin olduğunu söyleyen taştan ve doğayı betimleyen bir yaratıkla karşılaşıyor. Bu yaratık ona geleceği gösteren bir de kitap veriyor. Ofelia görevleri cesurca yapıyor fakat bazı durumlarda başarısız oluyor.

Pan'ın Labirenti Filmi
Pan’ın Labirenti Filmi

Diğer yandan annesinin yeni kocası yüzbaşı da oldukça faşist ve merhametten yoksun bir insan. Yüzbaşının o köydeki görevi ormanın içinde gerilla hayatı yaşayan ve sosyalizm mücadelesi veren bir grubu yok etmek ve onlarla savaşmak. Köyde yüzbaşının baş yardımcısı Mercedes isimli bir kadın da yaşıyor. Bu kadın aslında ormandaki gruptan Pedro’nun sevgilisi ve aynı zamanda yine köyde yaşayan doktor gibi bir muhbir.


Ofelia’nın annesi Carmen, yüzbaşından hamile kaldığı bebekle zor günler geçiriyor ve Ofelia’nın başarısız olduğu bir görevden ve yüzbaşının Ofelia’nın görevde kullandığı aletleri yok etmesinden dolayı hayatını kaybediyor.  Aslında olaylar tam olarak bu şekilde gerçekleşmese de Ofelia’nın gözünden bu şekilde görülüyor.

Filmin son sahneleri yüzbaşının, muhbir olduğunu öğrendiği doktoru öldürüp, Mercedes’i yakalamasıyla devam ediyor. Mercedes sorgu sırasında yüzbaşını yaralayıp kaçmayı başarıyor ve askerlerin büyük çoğunluğunu peşine takıyor. Ormanın iç kısımlarında, ormandaki gerilla grubu askerleri öldürüp Mercedes’i kurtarıyorlar ve köye doğru ilerliyorlar. Köyü ele geçirdikleri sırada, kardeşini alıp labirente doğru kaçan Ofelia’yı yüzbaşı yakalıyor ve bebeği alıp Ofelia’yı öldürüyor. Ofelia bu sırada ölen annesi ve ölen babasını görüyor ve onların yanına yükseliyor. Mercedes ve ormandaki grupsa yüzbaşının bebeğini alıp yüzbaşını öldürüyorlar.

Filmde yaşananlar aslında insanın hayal gücünün ne kadar etkileyici olduğunu gösteriyor. İnsanın gerçeklerden kaçmak için kullandığı yer olarak hayal dünyasını seçtiğini anlatıyor. Ofelia tüm doğaüstü görevleri ve kafasındaki yaratıkları kötü olan hayatından uzaklaşmak ve filmin son sahnelerindeki tabloya, yani annesi ve babasıyla huzurlu bir hayata kavuşmak için kullanıyor.

Bunun yanında filmde faşizmin acımasız ve iğrenç yüzü de anlatılmaya çalışılmış. Film, İspanya iç savaşından esinlenilmiş bir konuyu fantastik bir kurguyla anlatmaya çalışmış.

Çok yönlü bir film olmayı başarmış olan Pan’ın Labirent’i  anlatmak istediklerini başarılı bir şekilde anlatmış. Hem insanın kendinden kaçtığı yer olan hayal gücüne vurgu yapılması, hem de İspanya iç savaşında ve dünyanın pek çok yerinde yaşanan faşizmin gerçek yüzünün anlatılması filmi daha sürükleyici bir hale getirmiş. Fakat, izleyici “acaba bu fantastik sahneden sonra ne olacak, bu sahnede ne anlatılmak istenmiş” diye soruları kendine sorarken, diğer yandan gerçekçi bir anlatımla savaşın ve merhametsizliğin anlatılması olaya biraz karmaşıklık katmış. Bu yüzden filmi izlerken bazı noktalarda kopukluklar yaşadığımı ve sıkıldığımı söylemem gerekir.

Bunun yanında film müzikleri de çok dikkatimi çekti. Filmdeki sahnelere “cuk oturmuş” tabirini hatırlatırcasına uyum sağlamış ve kulağa çok hoş gelen müzikler kullanılmış.


Filmde bir sonraki sahneyi tahmin etmek oldukça güçtü. Tahminlerimde çoğu zaman yanıldım ve film bu konuda bana küçük sürprizler yaptı. Bunların çoğu benim için hoş sürprizlerdi. Tam “burası çok mu anlamsız olmuş acaba” diye düşüncelere dalmışken aslında orasının anlatılmak istenen şey için vazgeçilmez olduğunu gördüm.

Filmde yer alan oyuncular üstüne düşen görevi fazlasıyla yerine getirmişler. Özellikle yüzbaşı rolünü canlandıran Sergi Lopez ve Ofelia rolündeki Ivana Baquero’nun oyunculukları beni büyüledi.

Pan'ın Labirenti
Pan’ın Labirenti

Filmden sonra ilk izlenimim filmin çok iyi olmadığı yönünde olsa da, filmi ve anlatılanları tekrar tekrar düşündüğümde aslında ne kadar değerli bir yapıt olduğunu ve ne kadar başarılı olduğunu gördüm. Bu açıdan film insanı düşünmeye ve sorgulamaya itiyor, ki bu olay bence sadece filmler değil bütün sanat eserlerinde olması gereken başlıca şeydir.

Fantastik filmlerden çok hoşlanmayan biri olarak bu filmi hoş bulmamın bir diğer nedeniyse filmde siyasi konuların da işlenmiş olması. Bu yönden de film çok yönlü bir yapıt olmayı başarmış. Fantastik tarzı sevip siyasi filmlerden hoşlanmayanlar ya da siyasi konulardan zevk alıp, fantastik filmleri sevmeyenler (örneğin ben) için tavsiye edebileceğim bir film olmuş.

Bir Yorum Bırak