Şamanizm’den Kalan Türk Adetleri

0

Saçma sapan şeyler olsa da özellikle büyüklerimizin büyük bir özenle uyguladığı pek çok gelenek bulunmakta. Bunların kültürümüze girişi ise yüzyıllar önce Türklerin benimsediği din Şamanizm’den geliyor.

Türkler İslamiyete geçtikten sonra da Şamanizm’den gelen adetlerinin uygulamaya devam ettiler ve bu yüzyıllar sonra yani bugün bile geçerliliğini büyük oranda koruyor. Bunun en önemli sebebi ise bu inanışları fazla benimseyip, nesilden nesle itinayla aktarmış olmamış. Belki de bu yazımda siz de “aa bu da mı öyleymiş” diyeceğiniz adetlerle karşılaşacaksınız. Gelelim bu geleneklerin neler olduğuna;

Kurşun dökmek

Kurşun dökme adeti Şamanizm geleneklerindendir. Şamanizm’de buna “kut dökme” denir. Kötü ruhlardan birinin çaldığı kutuyu “talih, saadet unsurunu” geri döndürmek için yapılan bir sihri ayindir.

Kurşun Dökmek

Nazar boncuğu

Nazar, Anadolu’da yaşayan pek çok insanda güçlü bir inanıştır. Başlarına gelen ufak çaplı aksiliklerin çoğunu nazara bağlarlar. Nazardan korunmak için de nazar boncuğu kullanırlar. Fakat nazar boncuğu ve nazar inancı da Şamanizm’den kalma inanışlardır.

Mezar taşları

Günümüzde toplumda yüce olarak kabul görmüş kimselerin ölümlerinden sonra ruhlarından yardım beklemek, medet ummak ve mezarlarının kutsanışı Şaman geleneklerinden biridir. Mezarlara taş dikilmesi ve bu taşın sanat eseri haline getirilecek kadar süslenmesi İslam coğrafyasında sadece Anadolu’da görülür.

Tahtaya vurmak

Yine günlük hayatta özellikle büyüklerimizin sıkça kullandığı bir yöntem; tahtaya vurmak. Birinin başına gelmiş kötü bir olayı anlatırken ya da aklından kötü bir senaryo geçirdiklerinde, tahtaya vurarak bu ve benzer olayların başlarına gelmesini önlediklerini düşünürler. Ama bu inanışın hikayesi aslında bambaşkadır. Eski Türkler göçebe oldukları için, daha önce girmedikleri ormanlara girerken, ormandaki kötü ruhları kovmak için ağaçlara vurup bağırarak gürültü çıkarırlarmış. Bu da aynı zamanda doğa ruhlarına kötü olayları haber verip, onlardan korunma dilemek amaçlıdır. Tahtaya vurma adeti ise sadece Türk kültüründe değil bir çok Avrupa kültüründe de vardır.

Ağaca Bez Bağlamak

Ağaçlara bez bağlamak

Anadolu’da insanların özel olarak gördükleri belirli alanlarda bazı ağaçlar dilek ağacı olarak kullanılır. Bir dilek tutup bu ağaca bir bez parçası bağlayan insanlar dileklerinin bu sayede kabul olacağına inanır. Fakat bu inanış da kültürümüze Şamanizm inancından geçmiştir. Şu anki inancımızla uzaktan yakından alakası olmayan bir uygulamadır. Yani herhangi bir geçerliliği olmasa da insanlar bu yöntemi umutlarını taze tutmak için kullanır.

Gideni su dökerek uğurlama

“Su gibi git, su gibi gel” düşüncesiyle, inancıyla gidenin arkasından su dökülür ve bu şekilde uğurlanır. Bu gelenek de eski Türkler’deki su kültünün doğurduğu bir adettir.

Gidenin Arkasından Su Dökmek

Kırmızı kurdele bağlamak

Gelinliğin üzerine, nişan törenlerinde yüzüklere, okumaya yeni geçmiş çocukların yakasına, açılışlarda kapıya bağlanan kırmızı kurdeleler… İşte hep bunlar uğuru ve kısmeti temsil eder. Ayrıca kötü ruhların şerrinden korunma sağladığına inanılır.

Kilim motifleri

Eski Türklerde bir şamanın giysisine yılan,akrep, çıyan, kunduz gibi yabani hayvan şekilleri çizmesinin, bu hayvanları topluluğun yaşam alanlarından uzak tutmaya yardımcı olduğuna inanılırmış. Günümüzde hala Anadolu’da Türkmen köylerinde dokunan halı, kilim, örtü ve perdelere işlenen desenler, giysiler üzerinde kullanılan motifler bu inanıştan kaynaklanır.

Köpeklerin havlayarak ölümü bilmesi

Anadolu’da yaygın olarak görülen bir inanış da, ölen bir kişinin öldüğü günün gecesinde köpekler o evin önünde havlarlar. Bunun nedeni köpeklerin bazı ruhani olayları önceden bildiğine inanılmasıdır.  Bu inanış da Şamanizm kültüründen kalmıştır. Şamanizm’de köpek ruhun yaklaştığını uzaktan acı ulumayla haber verebilmektedir.

Bir Yorum Bırak